top of page

İlk Ok ve Diğerleri: Zihnin Yarattığı Acı

  • 1 Mar
  • 1 dakikada okunur

1.06.21


Yaşadığımız bir olay kalbimize giren ilk ok oluyor. Fakat daha sonra saplanan binlerce ok, bizim o olaya olan tavrımız ve düşüncelerimiz sonucu oluşuyor. İlk ok bizi biraz yaralıyor belki, evet; ama ölümcül darbeleri biz kendi kendimize vuruyoruz (ölümü burada bir metafor olarak kullandım).


Yani kişiliğimizi oluşturan şartlanmaları, paternleri yaratıyoruz ve bu şartlanmalar sürekli negatif içerik üretiyorlar. "Niye böyle hissediyorum? Neden böyle davranıyorum?" diye hiç sordun mu? Hiç düşündün mü içindeki hayatın yolculuğunu? Duygusal olarak gösterdiğin tepkilerin bir geçmişi var. Bu deneyim hayatta olduğun sürede oluştu, annenin rahmindeki süre içinde oluştu. Hatta atalarından sana geçmiş paternleri taşıyorsun. Yani herkesin kendi deneyimleriyle oluşturduğu bir müfredatı var.


Ve oturup da içeriye baktığımızda bunlarla karşılaşıyoruz (çoğu zaman hemen görünmezler, senin hazır olman gereklidir; bu ayrı bir makale konusu) ama her neyle karşılaşıyorsan; yargısızca, arkadaşça, şefkatle sarıl kendine. Hayat yolculuğunda zor deneyimler yaşamış olabilirsin, kendine binlerce ok saplamış da olabilirsin; ama bil ki bunların hiçbiri senin suçun değil, kimsenin değil. Onlar da kendi müfredatlarına göre hareket ettiler. Senin yapman gereken kendinle çalışman ve bundan sonraki hayat deneyimleriyle kendi yolunun taşlarını döşemen. Evet, iyi haber şu ki: Düzenli olarak meditasyon ve nefes çalışmaları yapan kişilerde muazzam dönüşümler gözlemlenmiş.


Otur şimdi hayata karşı dik bir omurgayla, kapat gözlerini ve bak bakalım senin hayat yolculuğunda neler var.


Sevgilerimle,

Nurcan


bottom of page