top of page

İkinci Doğum: Kendi Yolunun Sorumluluğunu Almak

  • 3 Mar
  • 1 dakikada okunur

10.02.25


Osho der ki;

ilk doğumumuz ebeveynlerimizden gerçekleşir. Ebeveynlerimizden doğarız ve bu doğum ölümle sonuçlanır. İkinci doğumumuz ise kendi başımıza gerçekleştirmemiz gereken doğumdur. Bu, sonsuzluğun başıdır. Ölümün, sonun ve başlangıcın olmadığı yerdir…

Aslında burada bilgeleşme yolculuğundan bahseder. Yaşamımızın kontrolünü elimize aldığımızda, seçimlerimizin sonuçlarını üstlendiğimizde, yani bu geminin kaptanı olduğumuzda; işte o zaman başka bir olgunluk haline, başka bir erme haline varmayı anlatır kısaca.


Bunun için de ilk yapmamız gereken, kendi sistemimizi anlamaktır. İlişkilerdeki bağlanma modelin ne mesela? Ne zaman yalnız hissediyorsun? Kalabalıklar içindeyken de mi yalnızsın ve böyle hissettiğinde iç ve dış kaynakların neler? Bu varoluşun içindeki yerin ve duruşun nedir? Bunlar hepimizin kendi bireysel yolculuklarıdır.


Ve evet, bu yolda bol bol acı olabilir; ama acı, anlamın başladığı yerde biter. Eğer fiziksel olarak hissettiğimiz bir acı duyumsamasını (duygusal olarak yaralandığımızda da bu acıyı fiziksel olarak algıladığımız biliniyor) anlamlı bir hikayeyle kavrayabilirsek, o zaman bu acıyı kapsayabilecek bir çerçeve yaratmış oluruz. Aksi durumda ise çaresizlik içinde kurban rolüne bürünür, acının karşısında güçsüz hissederiz.


Bizim yolumuz, bir insan olarak kendi içsel alanımızı keşfetmek; keşfettikçe özgürleşmek, özgürleştikçe güçlenmektir. Ve güçlenmek, acısız olmak değil; acıyla kalabilme kapasitesidir.


Sevgilerimle,

Nurcan


bottom of page