top of page

Değişim, Acı ve Büyümenin Doğası

  • 2 Mar
  • 1 dakikada okunur

08.04.23


Her gün büyüyoruz. Büyüdükçe değişiyoruz. Aslında değiştiğimiz için büyüyoruz desek daha doğru galiba. Bir insanın değişmesi çok kolay bir şey değildir, değil mi? Hatta büyüklerimiz derler ya, “Yedisinde neyse yetmişinde de odur,” diye.


Büyümenin ve değişmenin bazı şartları vardır... Zor da olsa imkansız değildir. Biraz acı, biraz çaba ve zaman gereklidir. Peki, verirken en zorlandığın şey ne? Zaman olabilir mi? Ama hediyesi çok büyük ve değerli: “Tecrübe”.


Ve acı... Değişimin değişmez bir şartı daha. Maalesef acı hissetmeden bir değişim mümkün olmuyor. Keşke olsa... Ancak canın yandığında değişim kaçınılmaz hale geliyor. Bazen de değişmek için “ilham” gerekir. Gezip gördükçe, deneyimledikçe ve motive oldukça... Bu yol daha eğlenceli gibi sanki.


Peki bilgi gerekli mi? Okuyup öğrendikçe, pratik ettikçe ve bu iştahla değişim mümkün mü? Elbette mümkün. Neden aydın insanlar bas bas bağırıyor “eğitim” diye?


Son olarak da “almak” diyorum. Almayı öğrenmek... Hayatı almayı, bilgiyi, acıyı alabilmeyi öğrenmek... Alamazsak bize geçmez çünkü. Alabilirsek tüm hediyeleriyle bizim olur yaşam. İhtiyaçlarımız karşılandıkça verebilmeyi öğrenmek belki de bizi asıl büyüten şeydir.


Farkında olursak her gün bize bir öğretmen. Kötü mü oluyor? Bence değil. İyi ki oluyor.


Şükranla.

Nurcan


bottom of page